İşe iade davasında dikkat edilmesi gereken süreler
Fesih bildiriminin tebliğinden sonra işleyen süreler hak düşürücü niteliktedir. Arabuluculuk başvurusu ve dava açma süresinin nasıl hesaplandığına dair genel bir çerçeve.
- Yazan
- Av. Caner Kamber
- Yayın
- Güncelleme
- 26 Temmuz 2026
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz.
İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçinin işe iade talebinde bulunabilmesi, belirli koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Bu koşulların yanında, sürecin süreye bağlı olması uygulamada en sık hak kaybına yol açan noktadır.
Önce arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade talebiyle doğrudan dava açılamaz; öncelikle arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Başvurunun, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılması gerekir.
Anlaşma sağlanamazsa
Arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamaz ve son tutanak düzenlenirse, tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu süre de hak düşürücüdür.
Hangi tarih esas alınır
Sürenin başlangıcı, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihtir; bildirimin düzenlendiği tarih değil. Bildirimin elden verildiği hâllerde tutanak ve imza tarihi, posta ile gönderildiği hâllerde tebliğ tarihi esas alınır. Bu ayrım, süre hesabını günlerle değiştirebildiği için önemlidir.
Uygulamada sık görülen hatalar
- Arabuluculuk başvurusunun yalnızca tazminat alacakları için yapılıp işe iade talebinin belirtilmemesi
- Son tutanağın tebliğ edilmesinin beklenmesi — süre tutanağın düzenlenme tarihinden işler
- Fesih bildirimi tebliğ alınmadan işten ayrılınması ve tarihin ispat edilememesi
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayınızdaki süreler, fesih türüne ve belgelerin içeriğine göre farklılık gösterebilir.
Yazıda ele alınan konuya ilişkin bir uyuşmazlığınız varsa iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz.